Hayal ediyorum da şu saatten sonra gezmesem ne yaparım. Summer 78 dinleyip yağmurda koşmanın tarifsizliğini biliyor musunuz bilmem. Hissettiklerim de böyle mutlu.
15 senelik bir özlem sonunda 2 sene önce Norveç topraklarına ayak bastım. Trolltunga’ dan PulpitRock’a aptal aptal gulumseyerek tirmandim, sanırım bu ülkeye aşığım.
Resimde gordugunuz yer Artric Circle, yani kuzey kutup dairesi. 24 saat gündüz olan, insanin uykusunun bile gelmedigi garip bi yer. Bir çizgi. Uyumak istiyorsunuz, hani karanlik ? Antakya’dan geldik olum biz ezan okundu mu karanlik olmasi lazim ? yok, ne doguyor ne batiyor.

13612184_10154396223114267_1959954345267511214_n
Yolda yürürken karşınıza Ren Geyiği vs çıkabileceğini düşünsenize, saat 02:35 ve güneş batıyor. 1 saat sonra da doğacak. İnsan ruhundaki cevhere ulaşıyor. Gençleşiyor, güzelleşiyor, gülümsüyor.
Bir yol, bir asfalt ne kadar guzel olabilir ya da tarif edilir bilmiyorum. Tam 40 saatlik zulüm olabilecek bir yolu ” ohaaa yola bak, ohaaaa evlere bak, ohaaahaha sarı şeritlerin güzelliğine bak aağğbii, şelale mi lan o ” diyerek gittik.
Suan yolun her iki tarafi kirmizi norvec evleriyle suslu bir sekilde yolculuk yapiyorum. Cokca derdim, derdimiz var, benim de var. Su ren geyigi tabelalari, karsidan gelen arabalarin sakinligi, motorcular, karavancilar, bisikletliler, sirtcantalilarin her km de karsima cikiyor olmasi bu dertlerden uzaklastiriyor. Sakinlesiyorsunuz, bir zaman sonra da mutluluk vucudunu sariyor. Zaten mutluluk kapiyi caldigi zaman, ayaklardan aşağı doğru bir gulumseme geldigi zaman , iç sesin uzun bir sure kötülüğün varlığını unutuyor. Kaygılar, öfkeler, sinirli haller, sorumluluklar gidiyor yerini müzik, yol, sırtçantası, gülümseyen insanlar, yoldan geçen araçların size el sallaması ve huzur alıyor. Hadi açın bi Camel- Rajaz, Lp- Into the wild dinleyelim.