vee ! Uzundur beklediğim postu atıyorum

Fotoğraftaki rotayla şubatın ilk haftası yola çıkıyorum.

Muzigin, dansin ve eğlencenin bu kadar merkezinde oldugu Güney Amerika gibi toplumlarda kotu seylere karsi otomatik bir kalkan oluşuyor.
Türk pasaportuna sahipseniz bu kıtada gezmek çok kolay.
Subatin ilk haftasi rotayi aylar sonra Guney Amerika’ya ceviriyorum.
Basta Rio Festivaliyle birlikte dunyanin en guneyine dogru yolculuk alacagim. Brezilya, Arjantin, / Uashuai, Sili, Peru,Paraguay,Uruguay, Honduras, Bolivya, Kolombiya, Jamaika, Fas, Barcelona, Oslo, Nordkapp

seklinde bir rotamiz var. Gidebildigimiz yere kadar yolculugumuzu yapacagiz.

Seyahat boyunca her zaman yazdigimiz gibi; bastığım yerdeki kuru otların çıtırdayışını dinleyerek saatlerce yürümek, yorulunca bir gürgenin gövdesine yaslanıp terimi silmek istiyorum.

bacaklarımda derman kalmayıncaya dek dağa çıkmak, dağın tepesinde üşüyüp küçük bir ateşle ısınmaya çalışmak istiyorum. ateşin yanına kıvrılıp çantamdaki şaraptan ufak ufak yudumlayarak yavaşça sarhoş olmak istiyorum.
telefonun çekmediği görkemli bir dağdan inerken saçma bir yola girip, beş-on metrelik dik kayalardan önce çantamı atıp, yüksüz bir şekilde inerken burada ölürsem ölümü bile bulamazlar diye korkmayı, hangi cesaretle bunu yaptığımı anlayamamayı istiyorum.

artık kendi kokumdan rahatsız olduğumdan girdiğim nehirde bastığım şeyin yengeç olmaması için korka korka dua etmek, sonrasında girdiğim bu hali hatırlayıp kendimle dalga geçmek istiyorum.

hiçbir belirli sebep olmamasına rağmen birdenbire çadırımın dışına çıkmak istememeyi, özgürce sebepsiz bunalımımı yaşamayı ve tüm gün çadırda yatmayı istiyorum.

rüzgarı duymak istiyorum.

kimse gibi olmaya çalışmadan kendi halimde mutlu bir şekilde yolda olmak istiyorum.

yolda tanıştığım insanlar hayatımda gördüğüm en temiz ve zararsız olanlarıdır. bu yolculukta da gruptan olan çok dostumuz var. denk geldiğimiz herkesle bir gülücük paslayacağım buradan

Tavsiyelerinizi mutlaka beklerim !

Sevgiyle.