Sabah uyanir uyanmaz, bisiklete binip köy evinden ciktim. Komsu teyzeye selam verip köy hakkinda efsaneleri dinlerken, masada duran peynirleri yavaş yavaş gömmeye başladım. Tam o sirada DJ muzigiyle yumurtlayan köy tavuklarini gorunce bi ne oluyor lan hissi olmuyor degil.

Her kosede erik, az ilerde karadut, yenidünya derken, bisikletten inip yurudum. Elimde bir çakı, bir çubuk başladım yontmaya. Köy hayatı işte; surekli bacaklarinda yara iziyle gezmek, kirli gezmek, kirli gezmenin sorun olmadigi yalin ayak. kaçmak için dedelerimizin kuşağının, dönmek için de bizim kuşağın kendisini paraladığı şeker hayata bugün veda ettim ve bir diğer güzellik doğaya geldim. 

Selam olsun