20140716-040818-14898855.jpg

çok az şeyden mutlu olmak. belki de interrail adı. ya da biz öyle koyalım.
12 senedir akla gelen, 12 senedir hayal edilen romantizm.
Seyahat romantizmi.
Ben, yarın bu kız için değil, bu köy için yollara düşeceğim demek. ya da seyahatte Before Sunrise yaşamak istemek.
Değişir, herşeye göre bu da değişir.
Bir çalgıcının seyahatini bilenler. ” ahh tatlı Alfredciğim nerelerdesin sen” ” ahh kuzum”
çocukluğunun seyahat romantizmini yaşamak, binlercesi gibi yolu hissetmek. görme ihtimalin olan herşeyi hissetmek. rota çizerken heyecanlanmaya verilen isim. altında asfalt akarken yolun iki tarafını hissetmek.
aynı anda denizi ve ormanı görmek. Alplerin tepesindeki karı görmek istemek.
Tırmanmak.
ufak gönül kırıklıkları, üzüntüler, tereddütler, gelecek kaygıları.. geri de bıraktırıyorsa yolculuk. Mıchelengelo’ya çıkıp bira güneş yapabiliyorsan romantizm.
dünyanın en keyifli hali oldugunu bildiğin halde, duruyor olmak.
duruyor, birşey yapmıyor olmak zorunda kalmak.
ahh yolculuk; her tren aktarmasında daha da uzaması, ve mutluluk veriyor olması.
düşünsene. küçükken ansiklopedilerde gördüğün şehirlere doğru başın camda yolculuk ediyorsun. her şehir bir kültür her şehir bir hayal. sayfa 67 N harfi Norveç, çevir sayfayı bir gün sonrası M harfi Münih’e yolculuk.

Dünya bir kitaptır ve seyahat etmeyenler, onun sadece bir sayfasını okurlar.
Aziz Agustine